Kapitalizmin Kriz Rejimi: Dünyada Yeni Otoriter Dalga (Yazı Dizisi-9)
📘 Yazan: Akın Öztürk
Kapitalizmin kriz rejimi, dünyanın dört bir yanında aynı manzarayı üretiyor:
yoksullaşma, güvencesizlik, kutuplaşma ve korku.
Fakat her kriz, kendi karşıtını da doğurur; her otoriter dalga, kendi direniş damarını büyütür.
Bugün dünyada sessizce ama inatla ilerleyen bir şey var: sınıf bilincinin yeniden doğuşu.
Kimi zaman bir Amazon deposunda greve çıkan işçilerin sloganlarında,
kimi zaman Fransa sokaklarında emeklilik yasasına karşı direnen yüzbinlerin öfkesinde,
kimi zaman Latin Amerika’da neoliberal yıkıma karşı yeniden kurulan halk hareketlerinde yankılanıyor.
Otoriterliğin yükseldiği çağlarda umudu diri tutan şey,
demokrasinin kurumları değil, emeğin örgütlenme gücüdür.
Çünkü demokrasi, kapitalizmin bağrında filizlenemez;
ancak sınıfın kendi özgürlük arayışıyla yeniden yaratılabilir.
Bugünün faşizan eğilimleri, kapitalizmin çaresizliğini gizleme biçimidir.
Ama tarih, bize şunu defalarca gösterdi:
Sermaye korktuğunda baskıya, halk ise baskı karşısında birliğe yönelir.
Ve o birlik, zaman zaman görünmez, dağınık ya da geçici olsa da,
her çağda insanlığın en güçlü sezgisi olarak geri döner: dayanışma.
Direniş artık yalnızca ulusal ölçekte değil,
yapay zekânın, dijital denetimin, küresel krizlerin çağında uluslararası bir zorunluluk.
Çünkü otoriter rejimler ulus-devlet sınırlarını aşarak örgütleniyorsa,
direniş de aynı ölçekte, sınıfın evrensel bilinciyle kurulmalıdır.
Bu nedenle yeni bir sosyalizm arayışı, nostaljik bir dönüş değil,
bugünün krizine verilebilecek en çağdaş yanıttır.
Ne geçmişin bürokratik modellerine ne de liberal hayallere sığınmak…
Artık ihtiyaç olan, emek merkezli, özgürlükçü, demokratik bir toplumsal örgütlenmedir.
Kriz derinleşiyor, otoriterlik yayılıyor, sermaye korkuyor.
Ama tüm bunların içinde yeniden doğan bir güç var:
İnsanın üretici yaratısı, dayanışması ve direniş iradesi.
Ve o güç, bir kez daha tarihin yönünü değiştirecek:
Korku çağının yerini, özgürlük çağının alacağı günlere doğru…
Bu yazıyla birlikte “Kapitalizmin Kriz Rejimi: Dünyada Yeni Otoriter Dalga” başlıklı yazı dizisi burada sona eriyor.
Ancak kriz bitmedi; yalnızca biçim değiştiriyor.
Bir sonraki yazı dizisi olan “Karanlık Fabrikalar”, yapay zekâ çağında emeğin görünmezleştirildiği, üretimin karartıldığı ve sömürünün yeni formlar kazandığı alanlara odaklanacak.
Otoriterliğin siyasal biçimlerini geride bırakıp, sermayenin üretim süreçlerinde kurduğu yeni tahakküm rejimlerini tartışmaya devam edeceğiz.
🕰️ Sınıfın Sesi – Tarih ve Siyaset Yazı Dizileri
Yorum bırakın