🔺Sınıfın Savaşeri, Barışın Sesi – Talip Öztürk (Orhan Tok)

Ölümü ve Tanıklıklar;

Talip Öztürk (Orhan Tok), sınıfın savaşeriydi; barışın sesiydi.
Dersliklerde öğrencilerine insan olmanın ahlakını, yoldaşlarına direnişin onurunu bıraktı.
O, yalnızca bir öğretmen değil; Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) inançlı bir üyesi, sınıf bilincini yaşamının her alanına işlemiş bir devrimciydi.

“Orhan Tok” adını taşıdı, o adla yaşadı ve mücadele etti.
Onun ölümü bir öğretmenin değil, bir işçi sınıfı neferinin, bir halk aydınının susturuluşuydu.
Ama sesi susmadı; o ses, öğrencilerinin yüreğinde, yoldaşlarının bilincinde yaşamaya devam etti.

🕊️ “Bir Ucu Valide Sultan’da, Diğeri Topkapı’da Bitmeyen Bir Yürüyüş”

16 Kasım 1979’da Talip Öztürk (Orhan Tok), faşist saldırılar sonucu katledildi.
Haberi duyan öğrenciler, öğretmenler, işçiler, yoldaşlar ve demokratik kitle örgütleri dört bir yandan İstanbul’a aktı.
Bir ucu Aksaray Valide Sultan Camii’nde, diğeri Topkapı surlarında uzanan o görkemli yürüyüş, İstanbul’un gördüğü en kitlesel cenazelerden biriydi.


Cenaze kortejinden bir kare

“Unutulmayacak, Yığın Savaşlarında Yaşatılacak”

“Sıkıyönetim koşullarına rağmen, Talip Öztürk’ün vurulduğu okulun çevresinde ve Türkiye’nin dört bir yanında afişleme yapıldı. Bu afişler yalnızca bir anma değil; öğretmenlerin, işçilerin ve gençliğin ‘faşizme karşı barış ve dayanışma’ çağrısıydı. Her birinde sınıf bilincinin sesi yankılanıyordu.”


🔻 Tanıklıklardan Vurucu Kesitler

Şükran İçimsoy – “Bir Öğrencinin Kalbinde Ahlak ve Işık”

“Talip hocamız sınıfa ‘günaydın arkadaşlar’ diyerek girerdi. O sesi duymak sınıfa ışığın girmesi gibiydi. Ahlak dersinde bize kitabın satırlarını değil, insan olmanın özünü öğretirdi: ‘Ahlak, insanın yüreğinde yaşar.’ derdi.

Vurulduğu gün hava kurşun gibiydi. Çantasındaki gazete ve birkaç damla kan kaldı geriye. Biz o gün çocuklukla beraber güven duygumuzu da yitirdik, ama onun sıcak sesini hiç unutmadık.”

Hasan Gürkan – “Yoldaşım Talip (Orhan Tok)”

Cenazede oğlu Demir elinde babasının posterini taşıyordu. Ölümü anlamamıştı, gülümsüyordu. ‘Babam öldü ya Hasan amca!’ dedi. O an tuvalete kaçıp ağladım.

“O gün Bakırköy’de buluşacaktık. Ben gittim, bana ‘Talip hocayı vurdular’ dediler. Hayatımda yazdığım en zor bildiriyi o gece yazdım: ölüm bildirisi.

Talip (Orhan Tok) küçük hesapları olmayan, tertemiz bir insandı. Partiyle, sınıfla, barışla bütünleşmiş bir öğretmendi.”



🔻 Barış Derneği ve Dergide Yansımalar

Talip Öztürk’ün mücadelesi yalnızca sınıfın içindeki örgütlenmeyle sınırlı değildi; o, barışın ve halklar arası kardeşliğin de kararlı bir savunucusuydu. Türkiye Barış Derneği’ne üye olarak hem kendi meslek örgütü TÖB-DER’de hem de barış hareketi içinde saygın bir konuma sahipti.

Barış Derneği üyesi ve hukukçu Enis Coşkun, Talip Öztürk’ü şöyle anlatıyor:

“Talip’i Barış Derneğine biz üye yaptık. Hem bizim dernekte, hem kendi mesleki örgütü TÖB-DER’de sempatiyle yaklaşılırdı. Barış hareketi içinde her zaman aktifti. ÜRÜN Dergisi’nin düzenlediği bir panelde çok etkileyici bir konuşma yapmıştı. Dost bir insandı, insanları toparlayabilen bir yoldaştı. Cenazesinde yığınsal bir katılım oldu; asker barikatlarına rağmen halk onu omuzlarında taşıdı.”

Enis Coşkun’un anlatımıyla, Talip Öztürk Barış Derneği’nin uluslararası çalışmalarında da yer aldı. 1970’lerin sonlarında Yunanistan Barış Komitesi’nin düzenlediği “Akdeniz’de Barış Konferansı”’na Türkiye heyetiyle birlikte katıldı. Atina’daki Kiziyani Belediyesi tarafından karşılanan heyet içinde yer alan Talip Öztürk, halkların kardeşliğini simgeleyen bu buluşmada büyük bir sempatiyle karşılandı.


📖 Öğretmenlerin Birliği Dergisi – Barış Derneği II. Genel Kurulu

Talip Öztürk’ün barış mücadelesi düşünsel ve kültürel alanda da yaşamaya devam etti. Öğretmenlerin Birliği Dergisi, Barış Derneği’nin II. Genel Kurulu vesilesiyle yayımladığı özel sayısında, Talip Öztürk’ün adına bir “Anma ve Yazı Yarışması” duyurusu yaptı. Bu duyuru, öğretmen hareketinin barış fikrini yalnızca bir siyasal tutum değil, eğitim emekçilerinin evrensel görevi olarak gördüğünü gösteriyordu. Talip Öztürk’ün emek, özgürlük ve barış için verdiği mücadele; öğretmenlerin birliğiyle, halkların kardeşliği idealinde birleşen bir tarihsel sürekliliğin sembolü oldu.


Bu belge, öğretmen hareketinin barış mücadelesiyle birleştiği tarihsel sürekliliğin tanığıdır.

📖 Talip Öztürk – “Öğretmenler ve Barış Savaşımı”

Bu yazı, TÖB-DER İstanbul Şube Başkanı Talip Öztürk’ün kaleminden çıkmış olup, öğretmenlerin barış mücadelesindeki tarihsel rolünü ve işçi sınıfı ile olan bağını vurgulamaktadır. Öztürk, savaşların kapitalist sistemin kaçınılmaz sonucu olduğunu belirterek, kalıcı barışın ancak emekçilerin birliğiyle ve işçi sınıfının önderliğinde sağlanabileceğini savunur.


Yorumlar

Yorum bırakın