🗞️Yapay Zekânın Görünmeyen Bedeli: Enerji ve Ekoloji

Akın Öztürk 26 Eylül 2025

Geçtiğimiz günlerde sevgili İlhan Özdemir’in paylaştığı bir yazı vesilesiyle, Ergin Yıldızoğlu’nun Cumhuriyet’te çıkan “Yapay zekâ dünyayı yutuyor” başlıklı yazısını okudum. İlhan’ın bu paylaşımı olmasa, doğrusu bu denli çarpıcı bir tabloyla yüzleşmezdim. Yapay zekânın arka planında böylesine devasa bir enerji ve su tüketimi olduğunu bilmiyordum; okudukça şaşkınlığım büyüdü.

Bugün yapay zekâ yalnızca algoritmalar ve akıllı makinelerden ibaret değil. Arkasında şehirlerin yıllık ihtiyacını aşan su tüketimi, nükleer santral projelerine yol açan enerji talebi, nadir madenlere dayalı bir üretim süreci var. Kapitalizmin göz kamaştırıcı “yapay zekâ çağı” mitinin ardında, doğanın talanı ve insanlığın geleceğini ipotek altına alan karanlık bir gerçeklik yükseliyor.

Kapitalizm tarih boyunca üretici güçlerdeki her sıçramayı kendi birikim düzenini güçlendirmek için kullandı. Buhar makinesi, elektrik, bilgisayar… Şimdi de yapay zekâ. Ancak her yeni sıçrama aynı zamanda çelişkileri büyütüyor. Yıldızoğlu’nun da vurguladığı gibi, üretim verimliliği artsa da doğa geri dönülmez biçimde tahrip oluyor; makineler emeğin yerini aldıkça tüketim talebi daralıyor.

Bugün geldiğimiz noktada, yapay zekâ sadece işçilerin değil, doğanın da düşmanı haline gelmiş durumda. Su kaynakları, enerji altyapısı, madenler… Hepsi sermayenin yeni kutsal oyuncağı için seferber ediliyor. “Yapay zekâ dünyayı yutuyor” ifadesi, tam da bu gerçeği anlatıyor.

Ama asıl mesele, bu teknolojiyi kimin ve ne için kullandığıdır. Yapay zekâ, sermayenin elinde insanlık ve doğa için bir felakete dönüşüyor. Oysa toplumsal yarar ve ekolojik sınırlar gözetilerek, kamusal bir anlayışla örgütlendiğinde, insanlığın hizmetine sunulabilir.

Bugün mücadele, yalnızca emek-sermaye çelişkisinde değil, insanlık ile doğa arasındaki ilişkide de düğümleniyor. Yapay zekâ bize bir kez daha gösteriyor: Kapitalizm insanlığın kurtuluşunu değil, felaketini hazırlıyor. Çözüm teknolojiyi reddetmek değil; onu sermayenin tahakkümünden kurtaracak, doğayla uyumlu bir düzende yeniden örgütlemektir. Bu düzenin adı ise sosyalizmdir.


Yorumlar

Yorum bırakın