🟫 Birlik ve Dayanışma

Birlik ve Dayanışma, kapitalizme karşı sosyalizmi, sermayeye karşı emeği, teslimiyete karşı örgütlü direnişi savunan bir gruptur.
İşçi sınıfı ile eğitim emekçilerinin hedef birliğini temel alır.
Yolumuz, işçi sınıfının yoludur” şiarı, kuruluşundan bugüne grubun tüm varlığını belirleyen ilke olmuştur.

Birlik ve Dayanışma, ulusal düzeyde devrimi sınıf çizgisinde görür; uluslararası düzeyde ise Sovyetler Birliği’ni desteklemeyi proletarya enternasyonalizminin kıstası sayar.
Dünyada sosyalist sistemin, kapitalist ülkelerdeki sınıf mücadelelerinin ve ulusal kurtuluş hareketlerinin birliğini;
ülkede ise anti-emperyalist, anti-faşist, anti-oligarşik güçlerin işçi sınıfının yolunda birliğini savunur.


🟥 Birlik ve Dayanışma’nın İlkeleri

Birlik ve Dayanışma Grubu ilkelerini şu biçimde belirlemiştir:

  • İşçi sınıfının enternasyonal çizgisinden yana, sağ ve “sol” sapmalara, bireysel teröre ve maceraya karşı, işçi sınıfının yolunda birlik ve dayanışma,
  • Ülkede işçi sınıfıyla, dünyada Sovyetler Birliği’nin başını çektiği sosyalist sistemle birlik ve dayanışma,
  • Anti-komünizme ve anti-Sovyetizme karşı kararlı tutum,
  • Emekten yana açık ve net taraflılık,
  • Demokratik kitle örgütlerinde, emeğin evrensel kurtuluşuna dayanan proleter sınıf çizgisinin savunulması,
  • Emek özgür olmadan insan özgür olamaz” ilkesinin temel alınması.

Birlik ve Dayanışma, TÖB-DER’de proleter sınıf çizgisinin somut biçimi olarak cisimleşmiştir.
Onun her bildirisi, her eylemi, sınıfın tarihsel çıkarlarının ve emekçi dayanışmasının sesi olmuştur.


🟥 Birlik ve Dayanışma’nın Mücadele Çizgisi

Birlik ve Dayanışma’nın mücadele çizgisi, hem eğitim alanında hem toplumsal yaşamda emeğin özgürleşmesi hedefiyle şekillenmiştir:

  • Eğitimin demokratikleşmesi, eşitlikçi, laik ve özgür düşünceye dayalı bir eğitim sistemi için mücadele,
  • Eğitimi egemen sınıfların ideolojik biçimlendirme aracı olmaktan çıkarma, bilimsel ve rasyonel eğitimi yaşama geçirme,
  • Toplum demokratikleşmeden eğitim demokratikleşemez öncülünden hareketle, demokratik, laik ve özgür bir Türkiye için mücadele,
  • Eğitimde fırsat eşitliği ve parasız eğitim için mücadele,
  • Anadilde eğitim hakkı için mücadele,
  • Kitle iletişim araçlarının demokratikleştirilmesi için mücadele,
  • Öğretmenlerin özlük hakları ve insanca yaşama olanakları için mücadele,
  • Emekçilerin bir bütün olarak ekonomik, sosyal ve kültürel gereksinimlerinin karşılanması için mücadele,
  • Sömürü ve baskı düzeninin ortadan kaldırılması, kollektif üretim ve paylaşım için mücadele,
  • Toplumsal, politik ve ulusal eşitsizliklerin kaldırılması, halkların eşitliği ve kardeşliği için mücadele,
  • Üretim araçlarında ve mülkiyette devrim, toprak devrimi için mücadele,
  • Emperyalizme karşı bağımsız Türkiye, ulusal ve sosyal kurtuluş için mücadele,
  • Faşizme karşı anti-faşist cephe birliği için mücadele,
  • İşçi sınıfının, aydınların ve tüm emekçilerin demokratik iktidarı için mücadele,
  • Kafa ve kol emeği arasındaki ayrılığın aşılması, kol ve kafa emekçilerinin birliği için mücadele,
  • Sömürünün, savaşların ve her tür şiddetin olmadığı bir dünya için mücadele.

🟥 Mücadeleyle Yoğrulan Bir Hareket

Birlik ve Dayanışma’nın ilkeleri ve çizgisi bir günde karara bağlanmadı.
Sınıf mücadelelerinin sertliği içinde, tıpkı bir çömlekçinin hamuru yoğurması gibi mücadeleyle yoğrularak biçimlendi.
Her dönem, gereksiz olanı yontup atan; özünü sınıf mücadelesinden alan bir hareket olarak olgunlaştı.

TÖB-DER’in amiral gemisi olan İstanbul Şubesi’nde, üç-dört kişiyle başlayan bu yürüyüş, kısa sürede tüm grupların toplamını aşan bir güç haline geldi.
Bu, yalnızca bir örgütlenme başarısı değil, sınıf bilincinin örgütlü biçimde ete kemiğe bürünmesiydi.


Birlik ve Dayanışma, bugün de aynı kararlılıkla söylüyor:

“Yolumuz, işçi sınıfının yoludur.”