2010–2023 Talip Öztürk Anma Arşivi: Sessiz Yıllardan Kriz ve Direniş Çağına Uzanan Canlı Bir Bellek

2010–2023 dönemi, Türkiye’nin ve dünyanın büyük sarsıntılar, dönüşümler ve kırılmalar yaşadığı uzun bir zaman aralığıydı.
Toplumsal muhalefetin bastırıldığı sessiz yıllardan; ekonomik krizlerin, siyasal baskıların ve salgın koşullarının belirlediği çalkantılı günlere kadar uzanan bu süreç, emek güçleri için yeni sınavlar yarattı.
Bu arşiv sayfasında bir araya getirilen anma konuşmaları, Talip Öztürk’ün mücadelesinin farklı yıllarda nasıl yeniden yorumlandığını, nasıl sahiplenildiğini ve nasıl geleceğe aktarıldığını gösteriyor.
Her konuşma, kendi döneminin ruhunu, sınıf mücadelesinin ihtiyaçlarını ve devrimci geleneğin güncelle nasıl taşındığını yansıtıyor.
2010–2019 yılları; toplumsal muhalefetin inişli çıkışlı seyrine, büyük umutların, kırılmaların ve yeniden toparlanma çabalarının iç içe geçtiği bir on yıla işaret eder.
Bu yıllardaki anmalarda; öğretmen hareketinin kolektif belleğini diri tutma çabası, emek ve demokrasi mücadelesinin sürekliliği ve Talip Öztürk’ün devrimci çizgisinin kişisel bir anıdan çok toplumsal bir referans noktası olduğu vurgulanır.
2020–2022 yılları ise salgın, ekonomik yıkım, siyasal baskılar ve toplumsal yalnızlaşmanın belirlediği olağanüstü bir dönemi temsil eder.
Bu çalkantılı süreçte yapılan anma konuşmaları, geçmiş mücadele deneyimlerinin geleceğe nasıl ışık tuttuğunu; Birlik ve Dayanışma çizgisinin örgütsel ciddiyetinin ve dayanışma kültürünün neden hâlâ hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyar.
Bu nedenle 2010’dan 2023’e uzanan tüm anma metinleri, yalnızca bir “hatırlama töreni”nin değil; Talip Öztürk’ün mücadele mirasının farklı koşullar altında nasıl yeniden anlam kazandığının bir belgesidir.
Bir öğretmenin, bir devrimcinin ve bir yoldaşın bıraktığı ışığın, zamanın ruhuna rağmen nasıl taşındığını gösteren canlı bir hafızadır.
Bu sayfa, sessiz dönemlerden direniş yıllarına uzanan bir çizgide, toplumsal belleğin bugüne bıraktığı en güçlü tanıklıklardan birini sunmaktadır.
2010 Anma Konuşması – 31. Yıl (Akın Öztürk)
Amcam Talip Öztürk, Birlik ve Dayanışma hareketinin kurucusu ve önderiydi; yaşamın değerini en derin anlamıyla kavrayarak bütün varlığını öğretmen hareketine, sınıf mücadelesine ve devrimci çalışmaya adamış bir halk önderiydi. Faşizmin tırmandığı, tasfiyelerin ağırlaştığı yıllarda, hem komünist hareketin tasfiyesine karşı direnen, hem de TÖB-DER içindeki iki başlılığı sonlandırmak için örgütün çıkarını kendi konumunun önüne koyan yaratıcı, kararlı ve alçakgönüllü bir lider olarak binlerce öğretmenin çevresinde halkalanmasını sağladı. Onu katledenlerin hedef aldığı da tam bu birikim ve bu simge kişilikti.
2010 anma konuşmasının tamamını okumak için tıklayınız.

🔷 🎤2011 – Anma Konuşmaları
2011’de, Türkiye siyasetinin giderek sertleştiği, toplumsal kutuplaşmanın arttığı bir dönemin içinden geçiyorduk. Tam da böyle zamanlarda Talip Öztürk’ü anmak, geçmişe dönük bir ritüelden çok, bugünün karanlığına karşı halkın örgütlü mücadelesinin ışığını büyütmek anlamına geliyordu.
Bu yılki anmada ortak bir duygu öne çıkmıştı: Talip Öztürk’ün yalnızca bir öğretmen ya da sendikacı değil, zor zamanlarda bile sınıfın vicdanını diri tutan bir yol gösterici olduğuna dair güçlü bir inanç.
Birlik ve Dayanışma’nın mirası, 2011’de bir kez daha “geçmişi anmak değil, bugünü kurmak için yola çıkmak” çağrısına dönüştü.
🔷 🎤2012 – Anma Konuşmaları
2012’de ekonomik sıkışmanın, işsizliğin ve güvencesizliğin toplumun geniş kesimlerini kuşattığı bir dönemde toplanıldı Talip Öztürk’ün mezarı başında. Bu yıl, sınıf mücadelesinin yalnızca büyük tarihsel anlarda değil, gündelik hayatın en sessiz anlarında bile yeniden kurulduğu güçlü bir biçimde hissedildi.
Anmada Talip’in soğukkanlı, örgütçü ve kararlı kişiliğiyle zor zamanlarda bile emekten yana yeni bir çıkış yolu açabilen tavrı öne çıktı. Dayanışmanın bir kavram değil, bir yaşam biçimi olduğu vurgulandı.
2012 anması bize şunu bıraktı: Gerçek öncüler, yokluk zamanlarında bile yol göstermeyi sürdürür.
2013 Anma Konuşması – 33. Yıl (Akın Öztürk)
Sevgili amcam Talip Öztürk… Yine bir 16 Kasım’da, öğretmen arkadaşların, yoldaşların, öğrencilerin ve sevenlerinle birlikte yanındayız. Sen, Birlik ve Dayanışma’nın kurucusu ve gerçek önderi olarak, Türkiye işçi sınıfı hareketinde legal–illegal bütün alanlarda kitlelere ulaşmanın kapısını açtın; örgütçü zekân, alçakgönüllülüğün ve bitmeyen özverinle hem partiyi halka taşıdın hem de öğretmen hareketinin yolunu aydınlattın. Egemenlerin korkusu tam da buydu: halkın içinden çıkan, kitleleri birleştiren, onlara güven veren bir devrimci önder… Bu nedenle seni hedef aldılar; ama 34 yıl sonra bile senin bıraktığın mücadele, Gezi’den mahalle forumlarına kadar her yerde yeniden filizlendi, yeniden hayat buldu. Talip Öztürk’ün adı, bu ülkenin emek ve özgürlük kavgasında hâlâ yürüyen binlerce insanın yüreğinde yaşıyor.
2013 anma konuşmasının tamamını okumak için tıklayınız.
2014 Anma Mesajı – Konya Öğretmen Arkadaşları
2014 yılı anması, Talip Öztürk’ün yalnızca TÖB-DER’de değil, işçi sınıfı hareketinin en kritik dönemlerinde yürüttüğü cesur ve örnek mücadelenin yeniden hatırlandığı bir buluşmaydı. Talip, ilerici, yurtsever ve sosyalist güçlerin birliğini örmek için yorulmadan çalışan; bozguncu akımlara karşı kararlılıkla duran; kitle örgütlerinin bağımsızlığını ısrarla savunan gerçek bir sınıf önderiydi. Onun emek ve barış mücadelesi, bugünün iç ve dış gericilik kuşatması altında daha da anlam kazanarak arkadan gelen kuşaklara yol göstermeye devam ediyor.
2014 anma mesajının tamamını okumak için tıklayınız.
2014 Anma Yazısı – Yusuf Erdem
Yusuf Erdem’in 2014 tarihli bu anma yazısı, Talip Öztürk’ü yalnızca sevilen bir “Talip amca” olarak değil, devrim davasına ömrünü adamış bir komünist önder olarak anlatıyor. Mustafa Suphi’den Gezi Direnişi’ne uzanan tarihsel bir çizgi içinde Talip’in Birlik ve Dayanışma’nın kurucusu, TKP’yi kitlelerle buluşturan örgütçü bir öncü ve doğal bir halk adamı olduğu vurgulanıyor. Yazı, Talip’in kişiliğinde sadelik, alçakgönüllülük ve devrimci kararlılığın nasıl birleştiğini, bugünün örgütsüzlüğü ve ideolojik savrulması karşısında ise işçi hareketi ile komünist hareketin yeniden buluşturulması gerektiğini hatırlatıyor. Taliplerin yarım bıraktığı türküyü tamamlama çağrısıyla, bu anma yazısı bugünün devrimci görevlerine dönük güçlü bir davet niteliği taşıyor.
2014 anma yazısının tamamını okumak için tıklayınız.
🔷 🎤2015 – Anma Konuşmaları
2015’te Türkiye, çatışmaların, krizlerin ve politik gerilimlerin arttığı bir dönemden geçiyordu. Bu atmosferde Talip Öztürk’ü anmak, örgütlü umudu yeniden hatırlatma çağrısı oldu.
Anmada Talip’in “birleştirici” niteliği özellikle öne çıktı. Aynı fikri paylaşmayan öğretmenleri bile ortak bir sınıf çizgisinde buluşturabilmesi, onun bugün de neden ilham kaynağı olduğunu gösteriyordu.
2015 anması, şu duyguyla sona erdi: Zor dönemlerin öncüleri, ayakta kalmayı en çok hak edenlerdir.
2016 Anma Konuşmaları – Özet
2016 anması, Talip Öztürk’ün yalnızca bir öğretmen önderi değil, insandan yana, doğayla dost bir devrimci felsefenin temsilcisi olduğunu bir kez daha hatırlattı. Konuşmada, Talip’in “insanın insana kulluğuna karşı” duruşu, yoksuldan yana tavrı ve dayanışmacı kişiliği vurgulandı.
Birlik ve Dayanışma’nın kısa sürede kitleselleşmesinin, doğru siyasi çizgi, doğru koşul okuması ve güçlü kolektif kadrolar sayesinde mümkün olduğu ifade edildi. Talip Öztürk’ün öncülüğündeki bu kuşağın, bugünün devrimci görevlerine ışık tutan tarihsel bir miras bıraktığı belirtildi.
Konuşmada ayrıca, gelecekle geçmişin birleştiği bu kritik dönemde emeğin özgürlüğü, demokrasi, bağımsızlık ve enternasyonalizm için verilen kavganın bugün de sürdüğü; bu mücadelenin ancak birlik, dayanışma ve örgütlü güçle başarıya ulaşabileceği vurgulandı.
2016 anma konuşmasının tamamını okumak için tıklayınız.
2017 Anma Konuşmaları – Özet
2017 anma konuşması, Talip Öztürk’ü ve onun şahsında tüm devrim şehitlerini yalnızca duygusal bir hatırlama konusu değil, bugünün mücadelesine bağlanan canlı bir miras olarak ele alıyor. Bu anmanın, geçmişe özlem ya da ölüleri tabulaştırma değil; tarihten ders alma, geleneğine sahip çıkma ve yeni kuşakları mücadeleye çağırma zemini olduğu vurgulanıyor.
Konuşmada, Talip’in seçtiği hedefin ezilenlerin, sömürülenlerin ve dışlananların saflarında yer almak olduğu; emeği en yüce değer sayan enternasyonal çizgisiyle demokrasiyi, özgürlüğü ve toplumsal adaleti savunduğu hatırlatılıyor. Talip’in, hem bir hareketin önünde yürüyen kitle önderi hem de aynı hareketin mütevazı bir sıra neferi olmayı başarması, kuşaklara bırakılmış en önemli örneklerden biri olarak öne çıkarılıyor.
Konuşmanın sonunda, “Talip Öztürk Yaşamı ve Mücadelesi” başlıklı kitap çalışmasına atıf yapılarak tüm Birlik ve Dayanışma geleneğine, ilerici ve devrimci güçlere kolektif katkı çağrısı yapılıyor; bu anmanın, birlik, dayanışma ve mücadeleyi büyütme iradesinin bir ifadesi olduğu vurgulanıyor.
2017 anma konuşmasının tamamını okumak için tıklayınız.
🔷 🎤2018 – Anma Konuşmaları
2018’de ekonomik kriz derinleşirken toplumun geniş kesimlerinde gelecek kaygısı büyüyordu. Bu koşullarda Talip Öztürk’ü anmak, “en karanlık dönemlerde bile örgütlü umudu diri tutma” çağrısı niteliğindeydi.
Anmada Talip’in öğretmen hareketine kattığı stratejik akıl, insani sorumluluk duygusu ve örgütçü tavrı özellikle vurgulandı. Onun mücadelesi emekçilerin onurlu bir yaşam hakkını savunmanın adıydı.
2018 anması genç kuşaklara şu mesajı bıraktı: Bir kuşağın yarım kalan düşleri, başka bir kuşağın yolunu aydınlatır.

🔷 🎤2019 – Anma Konuşmaları
2019’da siyasal baskı artarken ekonomik kriz derinleşiyordu. Bu yılki anmada Talip Öztürk’ün insana değer veren, örgütlü dayanışmayı büyüten devrimci yaklaşımı özellikle hatırlandı.
Talip Yoldaş’ın mücadelesinin bir dönemin anısı değil, her kuşağın yeniden üretmesi gereken bir sorumluluk olduğu vurgulandı.
2019 anması, dayanışmanın yalnızca geçmişte değil, bugünün mücadelelerinde de yeniden kurulduğu bir buluşma oldu.

🔷 🎤2020 – Anma Konuşmaları
2020’de pandemi yalnızlaşmayı büyütmüş, toplumun dayanışma damarını zayıflatmıştı. Bu koşullarda Talip Öztürk’ü anmak, dayanışmanın yalnızca siyasal değil insani bir ihtiyaç olduğunu hatırlattı.
Anmada Talip’in sade yaşamı, halk sevgisi, paylaşımcı ve dayanışmacı kişiliği öne çıktı. Zor zamanlar bir gerçeği yeniden gösteriyordu: Dayanışma olmadan mücadele nefes alamaz.
Bu anma, fiziksel uzaklıkların arttığı bir yılda, yüreklerin bir arada durabileceğini gösteren bir dayanışma buluşması oldu.

🔷 🎤2021 – Anma Konuşmaları
2021’de toplumsal bunalım derinleşirken Talip Öztürk’ün “insandan yana, doğayla dost” felsefesi bir kez daha güncel bir ihtiyaç olarak öne çıktı. Emekçilerin hayat koşulları onun yıllar önce yaptığı uyarıları doğruluyordu.
Anmada Talip’in mirasının, geçmiş bir anı değil, bugünün sınıf mücadelesini yönlendiren canlı bir pusula olduğu vurgulandı.
2021 anması, geçmişle geleceği birleştiren bir hafıza çağrısı olarak hatırlandı.

2022 Anma Konuşması – 43. Yıl (Akın Öztürk)
2022 anmasında Talip Öztürk’ün yaşamı, yalnızca bir biyografi olarak değil; dünyanın ve Türkiye’nin bugün yaşadığı çok yönlü krizler karşısında bize hâlâ yol gösteren devrimci bir pusula olarak ele alındı. Konuşmada, Talip’in yoksul bir emekçi ailesinden çıkıp öğretmen hareketinin ve Birlik ve Dayanışma’nın ön saflarında yer almasına uzanan mücadelesi özetlenirken; onun temsil ettiği çizginin, üretimin ve mülkiyetin emek temelinde toplumsal yeniden örgütlenmesi hedefiyle sıkı sıkıya bağlı olduğu vurgulandı.
Talip ve yoldaşlarının, emperyalist-kapitalist krizin ortasında özgürlük, eşitlik, barış ve enternasyonalizm davasını savunarak egemen oligarşilere güvenilemeyeceğini; ezilenlerin haklarını ancak savaşarak kazanabileceğini öğrettikleri dile getirildi. Konuşma, “uzun yaşamak değil, anlamlı yaşamak” şiarıyla, barikatın doğru tarafında kalma iradesini ve işçi sınıfının yolunda mücadeleyi sürdürme kararlılığını bir kez daha ilan eden bir çağrı olarak son buldu.
2022 anma konuşmasının tamamını okumak için tıklayınız.
Yorum bırakın